3.06.2009

Sence bu yazıyla seni gaza getirebilirmiyim Hesionka?

Sevgili Hesionka, sen hazır İzmir'i sormuşken bu güzel şehirde yaşayan biri olarak Pazar günü Hürriyet gazetesinde yayınlanan Yılmaz Özdil'in İzmir'i tam anlamıyla anlatan bu güzel yazısıyla seni gaza getirmek istedim :)) Türkiye'nin en çok konuşulan ve konuşturan ili neresi diye bir araştırma yapsalar İzmir açık ara önde çıkar. İzmirli olsun olmasın herkes, kızını, yazını, zeybek havasını, kumrusunu, çiğdemini, Kemeraltı'nı, Kordonboyu'nu, Levanten ailelerini, gávur olup olmadığını, 35,5'unu, körfez kokusunu konuşur durur. Bugüne kadar hakkında çok yazı yazıldı. Ama son noktayı bundan yaklaşık iki ay önce yazdığı yazıyla Yılmaz Özdil koydu.Öyle bir yazıydı ki, İzmirli olmanın bütün kodlarını ayan beyan ortaya dökmüştü. Özdil'in yazısı hálá gündemde. İzmirli olup da okumayan yok. Herkes internet üzerinden birbirine gönderiyor ve yazıdaki kodları tartışıyor. Buradan yola çıktık, geniş çaplı bir araştırma yaptık. İzmir'in ileri gelen isimlerine İzmirli olmanın onlar için ne anlama geldiğini sorduk. İzmirliliğin şifresini çözdük. HER ŞEY BU YAZIYLA BAŞLADI İZMİR

Türkiye'den sıkıldığım zaman İzmir'e giderim ben. Simite gevrek deriz biz... Çekirdeğe çiğdem. Kordon elektrik aleti değildir. Kumru da kuş değildir bizim için... Yengen'i yeriz. Sen sigorta dersin... Biz asfalya deriz. Uzatmayız... Gidiyom geliyom deriz.Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Hıdrellez filan gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz. Paraşüt kulesinden atlamayana kız vermezler; kızlarımızı da tavlayamazsın ha... Canı çekerse, o seni tavlar! Bak iddia ediyorum, okey şampiyonası düzenlense, İzmirli kadınlar alır kupayı... Erkekleriyle kahveye giderler çünkü... Şaşırdın di mi? Al buna da şaşır, nargile içerler... Askılı giyerler, şortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan yersin... Gönül Yazar'ız, Sezen Aksu'yuz; bir gül takıp da saçlarına, çıktı mı deprem sanırdın kantosuna, Karantinalı Despina'yız... Sensin Varoş! Biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz. Erkeklerimiz de fena değildir hani... Detaya girmeyeyim, Ayhan Işık, Metin Oktay, Mustafa Denizli mesela, bi fikir verir sana... Ertuğrul Özkök'ün kırdığı cevizleri okuyoruz; eşi kafasına ütü atmış... Hava güzel, daralırız, okulu ekeriz. Mezun olduktan sonra öğretmeniyle kadeh tokuşturmayan öğrenciyi zor bulursun İzmir'de. Siz sembol diyorsunuz ama, saat kaç diye Saat Kulesi'ne bakanı bulamazsın, altında buluşanlar bile zahmet edip kafasını kaldırmaz! Rahatızdır... Çocukları Kemeraltı'da kaybederiz, alışverişe devam ederiz, esnaftan biri bulup getirir, çıkışta Kemeraltı Karakolu'ndan alırız... Ağlayıp zırlamak bi yana, çoğu dondurmayı bitirmediği için ayrılmak istemez karakoldan, iyi mi... Aceleye gelemeyiz! Bir sene önceden duyurmaya başla, de ki, 22 Ağustos saat 20'de tiyatro başlıyor... 20.30'da geliriz... Sanatçılar da İzmirliyse, tiyatro zaten 21'de filan başlar... 35'imiz var. 35 buçuğumuz da var. Arkadan sirenleriyle isterse Cumhurbaşkanı gelsin, bana mı sordu, tarladan gitsin, makam arabasına yol vermeyiz.

Yılmaz Özdil (31 Mayıs 2009 tarihli Hürrriyet Gaztesinden alıntıdır.) İşte İzmir ve İzmir'li olmak budur.Türkiye'nin her ili mutlaka ayrı ayrı güzelliktedir.Ama İzmir çok başkadır. Evet Sevgili Hesionka ! Şimdi ne diosun? :))

7 yorum:

Hesionka dedi ki...

Of Funda harikasın valla...

Bu yazı beni benden aldı. Hele de:

"Türkiye'den sıkıldığım zaman İzmir'e giderim ben." diye giriş bitirdi beni..Çünkü ben şu anda Türkiye'den sıkılmış vaziyetteyim.

"Askılı giyerler, şortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan yersin..." ve işte bu! Şort, mini etek ve ya askılı ile gezerken öküz gibi bakmadıkları bir yer!

Çok fena gaza geldim yahu!

Funda dedi ki...

o zaman umarım sen de en kısa zamanda bir İzmir'li olursun ve yine umarım İzmir'e yerleştiğinde görüşme fırsatımız olur ;))
Bekliyoruz en kısa zamanda :)

Funda dedi ki...

Not;
Aaaaa bu arada Çeşme'ye,Foça'ya 45 dk,Ada'ya(Kuşadası),Ayvalık'a 90 dk uzaklıkta olduğumuzu söylemeyi unuttum.Yazın Cuma akşamından bomboş kalır şehir.Cuma akşamından gidemeyenler için ise Pazar günleri deniz günüdür ;

Hesionka dedi ki...

Yaaa çok istiyorum gerçekten de! İzmir'de yaşamak ayrıcalıktır diyenler çok doğru söylemişler.

Artık İstanbul'dan nefret ettim resmen, kışın kasvetli, akp'nin dağıttığı ucuz ve bol karbonmonoksitli kömürlerden leş gibi kokan bir duman çöker şehrin üstüne, yürümeyen trafiği, tıkış tıkış binaları, metrekare'ye semtine bağlı olarak 2 ila 5 öküz düşüyor üstelik.

Yazın istediğin gibi giyinememen bir yana, topuklu ayakkabından çıkan sese bile dönüp bakar ayılar...

Ne kadar şanslısın Funda! Ben bu konuyu tekrar gündeme getireyim bir bakayım kocam ne diyecek bu işe :)

banyosuyu dedi ki...

ya hakkatten askılı giyildiğinde kimse bakmıyor mu? çok merak ediyorum. bir türlü inanasım gelmiyor :)

Funda dedi ki...

:)) gerçekten dönüp bakmıyorlar.Çünkü burda herkes öyle geziyor.Hangi birine dönüp bakıcaklar,gözleri şaşı olur walla :)

DİDEHAN TÜRKSEVER dedi ki...

seviyorum seni arkadaşım gönüllü elçisi izmirin özledim görüşelim :))